Makine Mühendisi İşadamı : “Dünya’nın Döndüğünü Kanıtlayana Arabamı Vereceğim”

387

Mustafa Kemal Kırışgil adlı işadamı, “Dünyanın dönmediğini” söyleyip, “Aksini bilimsel olarak ispat edene 2015 Model Aracımı hediye edeceğim” dedi.

Hasbahçe Gazetesi’nde yayınlanan habere göre, Makine mühendisliği bölümünden mezun, işadamı Mustafa Kırışgil, Dünya’nın döndüğünü bilimsel olarak ispat edene arabasını hediye edecek.

İşte Mustafa Kırışgil ile yapılan röportaj.

Öncelikle Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Sinop Boyabatlıyım. İstanbul’un Kağıthane ilçesi Hamidiye Mahallesinde oturuyorum. Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü mezunuyum. Ticaretle uğraşıyorum. İki tane şirketim var. Uluslararası, sanayide kullanılan yapay elmas ticareti yapıyorum. Ayrıca kalıp sektöründe Türkiye’ye hitap ediyoruz. Yurt dışı ve yurt içi seyahatlerim olmaktadır.

Sizce Dünya Dönüyor mu?

Dünya Dönmüyor ve sabittir. Uzunca bir araştırma ve gözlemlerimizden sonra bilimsel ispat edilmiş yöntemlerle bu kanıya vardım. Bunu da 5 yöntemle size kısaca açıklayalım.

Bu yöntemler nelerdir?

1.Yöntem: Dünya’nın döndüğüne iddia edenler; Dünya kendi ekseni etrafında döndüğü için güneş sabah doğudan doğar, akşam batıdan batar derler. Yani 12 saatlik diliminde güneşin 180 derece hareket ettiğini iddia ederler ki gerçekten de gözle baktığımız zaman güneşin 180 derece hareket ettiğini görürüz. Bir atasözümüz vardır; güneş doğar güneş batar deriz. Hiçbir zaman dünya döner demeyiz. Doğanın veya batanın güneş olduğunu söyleriz. Aslında bu bile bizim genlerimizde doğru bilgiye işaret eder ama tabi zamanla tahrif olmuştur. Şöyle söyleyelim eğer bir kişi güneşin doğduğu eksen olan doğu eksenine güneş battıktan sonra yani yaz saatine göre akşam 8-9 gibi o yöne baksa ve sabaha kadar o yönü takip etse tahmini bu 12 saat.

 

 

Eğer dünya dönüyor olsa idi aynı istikamette olan doğu ekseninde görmüş olduğu bir yıldız, yıldız kümesi veya herhangi bir parlak olan gözle görülen gök cisminin sabaha kadar dünyanın batı ekseninde görmesi gerekirdi. Çünkü aynı yönlerde mesafe fark etmez. Sonuçta dönen dünya ise uzaklık yönü etkilemez yani örnek vermek gerekirse 1 metre mesafede olan bir cisim dönen siz iseniz 180 derece oda arkaya düşer buda arkaya düşer mantık olarak mesafe yönü etkilemez, gözle görülme anlamında sadece büyüklük ve küçüklük kavramını etkiler. Yani yıldızlar küçük gözükür, güneş büyük gözükür. Ama eğer dünyanın döndüğünü iddia ediyorsan o zaman sabaha kadar o yıldızların senin arkanda olması lazım. Tıpkı güneşin batması gibi. Ama bakıyorsunuz yıldızların hiçbiri yerinden oynamıyor. Hatta bir milim dahi oynamıyor ve bu yıllardır oynamıyor. Bir günlük mevzu değil. Bu dahi bir numara olarak güneşin hareket ettiğini ispat eder.

Atmosfer tabakası nerede bitiyor, Uzayda bilinen bir madde var mıdır?

2.Yöntem: Herhangi bir şekilde Dünya’nın döndüğüne iddia edenler, dünyanın çapından hareket ederek; dünyanın bir çapı var, tabi ki bilimsel anlamda bir hız oluşturmak zorundadır derler. Onlara göre eğer dünya kendi etrafında dönüyorsa ve bunu bir hızla dünyanın 24 saatte tamamlaması gerekir. Bu bir hıza eşit olmak zorunda ki gece ve gündüz oluşsun ve tam tur atsın. Bir günün oluşması anlamındaki bilimsel verilere göre dünya dönüyor diyenler bunu 1670 km olarak ifade ederler. Peki, bu hızı verenlere şu soruyu soruyorum: Eğer dünya bu hızla dönüyorsa atmosfer tabakası nerde bitiyor? Atmosfer tabakası hepimizin bildiği gibi 47 km ile 50 km arasında biter. Daha sonra atmosfer tabakası yoktur. Daha doğrusu hava yoktur.

Daha doğrusu uzayda bilinen hiçbir madde yoktur. Bu da bilimsel olarak bir gerçektir. İsteyen bunu Google’dan araştırabilir. Hiçbir bilimsel gerçek içerisinde iddia edilemez. Madde olsa yer çekimi olur uzayda bir boşluk olmaz. Adı üstünde boşluk diyoruz. Peki, hal böyle iken uydular dünyadan 60-70 km hatta bazı uzay üslerine göre 200-300 km yukarda olduğu iddia ediliyor. Mesela TÜRKSAT uydusunun dünyadan 70-80 km üstte olduğu iddia ediliyor ve doğrudur. Dünya kendi etrafında saatte 1670 km hızla dönüyorsa uydular nasıl oluyor da hala Türkiye’yi 24 saat boyunca görüş açısı içerisinde tutabiliyor. Hâlbuki terste kalırdı, göremezdi. Düşünün ki biz tünele giriyoruz. Uydu çekmiyor. Dünyanın altına düştüğünü düşünün TÜRKSAT’ın nasıl çekti? Mümkün değil çekmez.

Peki, Mevsimler nasıl oluşuyor?

3.Yöntem: Mevsimlerin oluşması için de diyorlar ki dünyanın güneş etrafında tam tur atıyor. Tabiki dünyanın güneşten uzaklığı belli 149.600.000 km. Bunu ışık hızından buluyor. Bir ışığın dünyaya gelişi 9 dakika sürüyor. Burdan hesaplıyorlar. Peki, 365 gün içerisinde bir mevsimin oluşabilmesi için buna bir hız koymalısınız. Şimdi soruyoruz bu hız nedir? Bize verilen cevap şu; saatte 102.000 km hızla dönüyor. Yani 102 tane uçak hızı veya 50 tane F16 hızı. Hal böyle iken Dünya’nın etrafındaki uydular nasıl oluyor da Dünya ile beraber aynı hızla güneşin etrafında dönebiliyor. Bu hızı nerden aldılar. Kendilerine böyle bir itici motor mu var? Hâlbuki bildiğimiz teneke yığını. Uydu dediğiniz şey 2 tane antendir.

Dünya kuzeyden ve güneyden basık şekildedir. Güneş dünya etrafında tam bir tur atmaz belli bir elipslik yörünge ile döner. Güneş bu hareketini yılın 365 günü tamamlar. Güneş tam bir elipslik turla döner, belli bir bölgelere zamanla yaklaşır, belli bir bölgelerden zamanla uzaklaşır. Bunun dışında bir açıklamayı akıl da kabul etmez. Güneş, yılın yarısını kuzey kutbuna yakın, güney kutbuna uzak olacak şekil döner. Böylece kuzey kutbuna yakın bölgeler yaz ve ilkbahar, güney kutbuna yakın bölgeler kış ve sonbahar olur.

Kepler Kanunu kabul ediyor musunuz?

4.Yöntem: Kepler kanunu, Kepler adındaki bir bilim adamının Avrupa’da bir kanun iddia etmesidir. Bu kanunda kendi adı ile anılan kepler kanunudur. Dünyanın güneş etrafında döndüğünü iddia eden ilk kişilerinden biridir. Bu kanuna göre güneş ile dünya arasındaki çekim kuvvetini hesaplarken; 1 sabit katsayı koyup 2 gezegenin kütlesi ile çarpılıyor, aradaki mesafeye göre de artı bir de payda eşitleniyor. Bunu bir çekim kuvveti olarak iddia ediyorlar. Çekim kuvveti bu birimlerden oluşmaktadır. Şimdi sorulması gereken şudur: İki gezegen arasındaki bu çekim kuvveti uzayda hiçbir madde olmadığı halde nasıl oluyor ki birbirine etki edebiliyor? Bu çekim kuvvetini birbirine taşıyan aradaki madde nedir? Uzay bir boşluktur.

Boşluk olduğuna göre hiçbir şekilde uzayda kuvvetin bir başka maddeyi etkileme şansı yoktur. Ancak temasla olur. Çünkü temasta ne olur? İki cismin kendi atomları birbirine temas ettiği için birbirini etkileyebilir. Ama arada bir boşluk varsa arada başka bir madde yoksa bu iki cismin arasındaki bu kuvveti etkileyen nedir? Mesela bir balonu düşünün; balonu sağ taraftan bastırırsanız sol tarafa doğru bir basınç yapar. Çünkü içindeki hava sola iter. Demek ki sağ taraftan etki ettiğimiz kuvvet sol tarafı etkiler. Ama bu etkileyen nedir? Kuvvetin etkilemiş olduğu havanın öteki tarafı itmesidir. Peki, iki gezegen nasıl oluyor da birbirine etkileyebiliyorlar? Hiçbir bilim adamı bunu açıklamıyor. Bunu açıklayalım. Hadi buyurun. Bu Kepler Kanunu tamamen uydurulmuş bir kanundur. Kepler Kanunu uydurulmasa o zaman dünyanın güneş etrafında döndüğünü iddia etmeleri için bir alt yapı oluşturamazlardı. Bunlar ispatlanmış değildir, bu bir varsayımdır. Bugün maalesef dünyada varsayımlar ispatlanmış gibi kabul ediliyor.

Peki, Ay Dünyanın etrafında dönüyor mu?

5.Yöntem: Ay Dünyanın etrafında dairesel anlamda bir hareket yapmıyor. Ay dünyanın belli bölgelerinde yılın 15 günü bir yönde diğer 15 günü de diğer yönde çizgisel ve dikine veya belli bir açıyla yukarı hareket ediyor. Zaten bunu herkes gözlemleyebilir. Örneğin ayın çıktığı bir akşam vakti insanlar aya bakarsa ayın alt bir noktadan üst bir noktaya belli bir açıyla çıktığını görür ve sabah olduğunda da o noktada kaybolur. Güneş gibi değil öyle olsa idi ertesi gün diğer tarafta görmemiz lazımdı. Niye öbür tarafta görmüyoruz da ayı yine aynı yerde görüyoruz. Bu çok enteresandır. Dünya etrafında tam tur atıyorsa peki 15 gün sonra aynı hareketi niçin ters tarafta yapıyor? Ayı her gün aynı şekilde görmemiz lazım. Doğu Batı gibi. Niçin sadece 15 gün görüyoruz? Her ayın bir günü tam gün gözükmez. Dünyanın hiçbir noktasından gözükmez. İster Çin, ister Antartika. Ay kendisine verilen noktada sabittir. Ama bu dünyadan gözükmez. Bunun neresi olduğunu Allah bilir. Eğer kişiler diyorsaki Ay dünyanın etrafında dönüyor. O zaman bir yılın 365 gününde Ay gözükmek zorundadır. Bunu bize ispat etmek zorundalar. Bazen Dolunay oluyor, bazen yarım ay oluyor. Hep aynı noktada.

Güneşin hızı için neler söylersiniz? Bir gün nasıl oluşuyor?

Güneşin hızı saniyede 10.000 Km’dir. Bu hızla dünyanın etrafında bir tam tur atarak bir gün oluşturur. Bu bir günü oluşturması için gerekli olan hız budur. Bunu akıl kabul eder. Çünkü tamamı enerjiden oluşan güneşin hareket etmesi mantıklıdır yoksa % 95’i taşlardan, ağaçlardan, denizlerden, varlıklardan oluşan bir kütlenin mi hareket etmesi uygundur? Bunu pratiğe dökelim bir tonluk bir arabayı hareket ettiren kendi kütlesi midir? Yoksa içine koyduğumuz 2 bardaklık mazot mudur? 2 bardaklık mazot 1 araca 200-300 km hız veriyorsa, bir uçağa 1000 km hız verebiliyorsa o zaman üzerinde hiçbir yük olmayan ve tamamı enerji olan Güneş’in saniyede 10.000 km hıza çıkması aklın kabul ettiği bir şeydir. Bir atom bombasının patlaması düşünün o mantarın bir yayılma hızı vardır. Bunlar gözlemlerle gözlenmiştir. Düşünün ki bir atom bombasının yayılma hızı o kadar yüksekken güneşin enerjisi ve güneşin gücü bir atom bombası gibi şeylerden çok daha yüksek olduğu için bu hıza ulaşması aklın çok kolay kabul ettiği bir şeydir. Tersi akla aykırıdır.

Bu ispatlarınızı Türkiye’de kimle paylaştınız?

Ege Üniversitesi Uzay Bilimlerini aradım. Görüşümü ifade ettim. Orda ki öğretim görevlisi “Dünyanın döndüğünü sana şu şekilde ispat edebilirim dedi. Nasıl dedim. Saate bak dedi. Saat:14.00 dedim. Ertesi gün bu saatlerde yapacağın gözlemlerle konuşalım” dedi. Yani ne demek istiyorsunuz dedim. Bir gün oluşuyor onu mu demek istiyorsunuz dedim. Bana evet dedi. Ben de dedim ki 1 günün oluşmasını inkâr eden yok ki. Koskoca bir öğretim görevlisi Ege Üniversitesinde bana bunu mu delil verecek dedim. Arkasından şunu söyledi delil olarak “Sen koskoca bir cismin nasıl olur ki küçük bir cismin etrafında döndüğünü ispat ediyorsun” dedi. Yani güneşin nasıl olur ki dünyanın etrafında döndüğünü iddia edebilirsin dedi. Telefonu kapadı. Dünya ya da Güneşin hangisinin büyük hangisinin küçük olduğu ne fark eder ki! Büyüklük küçüklük hareket etmeyi ne kadar etkiler? Üstelik güneş enerjidir. Güneşin kütlesi hakkında ne kadar bilgisi var. Dünyanın kütlesi hakkında ne kadar bilgisi var. Bir atom bombası bir patlama yaparak kocaman bir alan kaplıyor alanda. Kütlesine bakın küçücük bir kutu. Atom bombasını B-29 adlı bombardıman uçağı taşıdı Hiroşima’yı yok etti. Düşündüğünüz zaman Türkiye’deki eğitimcilerin Ege Üniversitesi Uzay Bilimleri gibi bir kurumda eğitimcilerin bu kadar dar görüşlü, bu kadar bilimsel gerçeklikten uzak bir şekilde uzay bilimlerini insanlara nasıl verdiğine ben hayret ettim. Ben eğitim almış bir kişi olarak söylüyorum bunu.

Makine Mühendisliği Okudunuz Uzay Bilimi merakı nereden geldi?

Biraz araştırma, merak ve üniversitede; termodinamik olsun, uçak sektörü olsun ve enerji sektörü olsun bu konularda bizler de eğitim aldık. Ama bilimsel anlamda dünyadan çıkıpta dünyayı görebilecek bir gözlem zaten yok. Türkiye şuan Fransa’dan gönderilen uydunun verdiği bilgilerle hareket ediyor. Yani yine gözlem yok. Bu kadar gözlemden uzak, bilimselden uzak bir üniversite nasıl oluyor.

Plüton var mı Yok mu?

Plüton yıllardır gezegen olarak kabul edilirken, aslında olmadığının söylendiği bir tarihte yaşıyoruz. Yani bu zamana kadar Plüton’a kim var dedi neye var dedi. Şimdi niye yok deniyor? Yani çok enteresan şeyler oluyor. Aslında bir çok şeyi varsayım olarak biliyoruz. Hala gerçeğin ne olduğu belli değil. Hala Plüton var mı yok mu? Bunu bana söyleyecek bir bilim adamı yok. Plüton olabilir de olmaya bilirde. Yıllardır ama var dendi.

Bu varsayımları neden kabul ediyoruz?

Bir şeylerden korkuyoruz. Mesela ABD, Ay’a gittiğini iddia ediyor. Dünya Güneşin etrafında 102.000 km hızla dönüyor diyenlere soruyorum. Uzayda herhangi bir atom yok, çekim kuvveti yok. Zaten çekim kuvveti olsa Apolyon dünyadan ayrılamaz. Onlara göre; Dünya’dan ayrıldığına göre o zaman demek ki bir çekim kuvveti yok. Çekim kuvveti yoksa ve dünyadan ayrıldıysa Apolyon hızı kaç km idi ki Dünya’ya yetişebildi. Dünyadaki hangi motor 102.000 km hıza çıkabilir. Uzayda hızı belirleyen itme motorudur, enerjiyi belirleyense sürtünme kuvvetidir. Yani arabaya bir başlangıç hızı verirsiniz ve o hızla devam eder. Bu ayrı bir konu. Ama arabaya bu başlangıç hızını vermen için senin motordaki o gücün olması lazım. Motordaki güç niye uzay mekiğinde bu hızı verebiliyor? Çünkü temas var. Motor Uzay mekiğine yapışık. Motor ayrı bir yerde değil. Uzay mekiğini iter ama onu hızlandıramaz. Yani kendi gücü kadar hızlandırabilir. Peki, 102.000 km nasıl çıktın derler. Ay’a gittiğini iddia edenler ayın hangi noktada olduğunu nasıl belirlediler, hangi günde gittiler ve geldiler. Yani o kadar çok soru var ki! Gidildi diyorlarsa bu hıza nasıl ulaştılar. Gidilmedi diyorlarsa niçin o zaman bu söylendi.

Sizce Ay’da hayat var mı?

Ay’da hayat var mı yok mu bunlar bizi biraz aşar. Varsayımla hareket etmeyelim. Ben bunu şimdi söylersem varsayımda bulunmuş olurum. Yalan söylemiş olurum. Ben şimdi bir küçük çaplıda olsa bir bilim adamıyım. Ben bilimsel konuşurum. Nasıl diyeyim ki Ay’da hayat yok. Siz bana demez misiniz o zaman gözlem yaptınız mı? Ne diyeceğim, bir şey diyemem. Ay’ın atmosferi var mı biliyor muyum, bilmiyorum.

Ay Parlaklığını Güneş’ten alıyor mu?

Ay’ın geceleri olan parlaklığı, ayın kendi parlaklığıdır. Güneşten kesinlikle ışık almıyor. Zaten akılda kabul etmez. Dünya dönüyor güneş sabit diyorlar. Onlara göre düşünelim. Dünya döndüğüne göre Ay Dünyanın karanlık yüzündeyken parlaklığı verdiğine göre eğer Ay Güneş’in ışığını yansıtıyor olsaydı o zaman dünyanın en üstünde olması gerekiyordu. Yatay hizasında değil. Çünkü nasıl alacak, dünya güneşi engelliyor. Akıl kabul etmez bunu ve güneşin de devamlı hareket ettiğini düşünürseniz. Dünyanın güneşin etrafında döndüğünü düşünürseniz o zaman hiçbir şekilde devamlı dolunay olmaz veya devamlı yarım ay olmaz. Zamanla Ay Dolunay olur, yarım Ay olur. Hiçbir zaman sabit olmaz. Düşünebiliyor musunuz siz bir lambayı evinin içerisinde devamlı döndürdüğünüzü düşünün hep sabit bir dolunay bir noktada mı kalır, kalmaz ki. Hep hareket etmesi lazım ışığın. Ay devamlı belli bir şekilde karanlık gölge görmemiz lazım. Ama bakıyorsunuz bütün gece dolunay, bütün gece dolunay. Bazen 2 dakka gözüküyor kayboluyor. Özellikle Ramazan’ın birinci günü. Çok önemli değil mi Ramazan’ın 1.günü ay birkaç dakika gözüküyor ve kayboluyor. Nasıl oluyor bu? Hadi bütün gece yansıtması lazım neden yansıtmıyor? Ay orda duruyor. Niçin oluyor bu? Eğer güneş ışığı yansıtıyorsa sabaha kadar dolunay görmemiz lazım. Niçin sabaha kadar değil de 2 dakika? Bunu nasıl açıklayacaklar? Hatta Ramazan’ın başlangıcı nasıl ilan edilir? Ay gözükürse derler. Ay’ı kim gördü ise Ramazan’ı ilan eder ve Ramazan orucu başlar. Ay gözüktüğü zaman Ramazan başlamıştır. Zaten ayın gözükmesi çok kısa bir süredir. Güneş ışığını Ay’a yansıtsa idi bu kısa bir süre olmazdı.

Peki, siz neyi iddia ediyorsunuz?

Bizim iddiamız şudur ve gerçekte budur. Dünya sabittir. Hareket eden Güneş’tir. Hareket eden Ay’dır. Güneş dünyanın etrafında dönmektedir. Dünya sabittir ve dönmemektedir. Ay da Dünyanın etrafında dönmemektedir.

Bu iddiamızın havada kalmaması için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yaptık. Milli Eğitim müfredatında biz yozlaşmayı fark ettik. Yani çocuklara batıl bir ilim öğretiliyor. Bunu fark ettik. Bu batıl ve yanlış ilmin öğretilmemesi için, bu konuların müfredattan çıkarılması için bu delillerle beraber yazılı başvuruda bulunduk. Dedik ki varsayımlarla değil delillerle hareket edelim ve çocuklarımıza yanlış bilgi vermeyelim doğruyu öğrensinler. İnşallah gereği yapılır.

Bunun dışında dünyanın döndüğünü bilimsel olarak ispat eden kişiye 2015 model Opel Astra aracımı hediye etmeye hemen hazırım. Kendine güven kim varsa hodri meydan diyorum. Varsayım değil bilimsel açıklama bekliyorum.

Kitap çıkarmayı düşünüyor musunuz?

O kadar geniş çaplı olarak değil ama ben bu bilgilerimizle Türkiye’de birçok insanın birçok kitap yazacağını düşünüyorum. Çünkü gözlem şart. Ben Türkiye’de birçok alanda gelişmelerin olacağını ve uzayın artık gerçek manada sorgulanması gerektiğine inanıyorum. Şu ana kadar özellikle yüzyıllardır dünyada yalanlar anlatılıyor. Bu yalanlardan artık vaz geçelim. Gerçek olan şudur: Dünya kesinlikle dönmüyor.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Kısaca dünya dönmüyor, dönen güneştir, Ay’ın yaptığı harekettir. Ay tam bir tur anlamında dönmemektedir. Ay güneşin ışığını yansıtmaz o ayın kendi ışığıdır. Tıpkı dünyanın da kendi ışığı olduğu gibi. Dünya da aslında parlak bir cisimdir. Dünya aslında katı bir cisim değildir. Bu da araştırılması gereken bir konudur. Dünyanın döndüğünü bilimsel olarak ispat eden kişiye 2015 model Opel Astra aracımı hediye etmeye hemen hazırım. Kendine güven kim varsa hodri meydan diyorum. Varsayım değil bilimsel açıklama bekliyorum.

Hasbahçe Gazetesine bana bu imkânı verdiği için teşekkür ediyorum. Bu röportajımız Türkiye için Dünya için doğruları görme adına inşallah bir yol gösterici olur. Röportajımız hayırlara vesile olsun.

Röportaj: Ayetullah Coşkun

Kaynak : Hasbahçe Gazetesi

3 YORUMLAR

  1. Bu arkadaş kutup yıldızı merkez alınarak yapılan uzun pozlama lı fotoğraflara baksın. O zaman belki düşünmeye başlar. Oluşan daireler hakkında. İddia ettiği gibi olsaydı merkezi bir nokta oluşmaz en küçük noktada bile halka şeklinde oluşum görürdü.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here