Ünlü fizikçi Stephen Hawking 76 yaşında hayatını kaybetti.

218

Bilim dünyasının önemli isimlerinden ünlü fizikçi profesör Stephen Hawking, bugün sabaha karşı Cambridge’deki evinde hayata gözlerini yumdu. Çocuklarının ifadesine göre yatağında ve huzur içinde son nefesini veren profesör Hawking, 76 yaşındaydı.

8 Ocak 1942 tarihinde İngiltere’nin Oxford kentinde dünyaya gelen Hawking, 1959 yılında Oxford Üniversitesine girmiş, doktorasını ise Cambridge Üniversitesinde tamamlamıştı. 1963 yılında henüz 21 yaşındayken nadir görülen bir motor nöron hastalığı teşhisi konan Hawking için dönemin doktorları bir kaç yıl ömür biçmişti.

Ancak hastalığı hayli yavaş ilerleyen Hawking, hem tıptaki gelişmelerin, hem de inatçı kişiliğinin etkisiyle tüm öngörüleri boşa çıkarmış ve 76 yaşına kadar aktif bir bilim insanı olarak hayatını sürdürmüştü.

Teorik fizik ve evrenbilim alanlarında devrimsel çalışmalar yapan Hawking, insanlığın içinde yaşadığı evreni anlamasına çok büyük katkılarda bulunmuştu. Hawking, Einstein’ın İzafiyet Teorisi üzerine çalışmalar yapmış ve elde ettiği sonuçlar 20. yüzyılın en büyük buluşları arasına girmişti.

Çoğu dâhi gibi kendine has bir karaktere sahip olan Hawking, özellikle evrensel dokuda çok önemli bir rol oynayan Kara Delikler üzerine olan çalışmalarıyla ün kazanmıştı. Hawking Radyasyonu olarak adlandırılan keşifle bilim tarihine geçen profesör, 1980’lerde çıkan ve nispeten basit bir lisanla kaleme alınmış olan Evrenin Kısa Tarihi adlı kitabıyla da kitlelerin dikkatini çekerek popüler kültürdeki yerini almıştı.

Hayatı film ve dizi de olan Hawking, son 20 yılın popüler televizyon serilerinde de sık sık konuk edilmişti. Simpsons, Futurama, Red Dwarf ve The Big Bang Theory gibi dizilerde hem adına yapılan göndermeler, hem de konuk sanatçı olarak katılımı sayesinde yeni nesillerin bilime ilgi duymasında aktif rol oynamıştı.

“200 YIL İÇİNDE DÜNYA’NIN SONU GELECEK”

Hawking, yaptığı açıklamalarda çoğu kez insanlığın sonunun yaklaştığını iddia ediyordu. Dünya’nın kaynaklarının 200 yıl içinde tükeneceğini ve insan ırkının hayatta kalmak için diğer gezegenlere açılması gerektiğini ifade eden fizikçi, küresel ısınmanın önüne geçilmesi gerektiğine vurgu yapıyordu.

STEPHEN HAWKİNG’İN HAYATI VE BİLİNMEYELERİ

Ünlü Prof. Dr. Stephen Hawking, 8 Ocak 1942 yılında doğdu. 8 yaşındayken Londra’dan 20 mil uzaktaki St Albans’a gitti. 11 yaşında St Albans okuluna kayıt oldu. Buradan mezun olduktan sonra babasının eski okulu Oxford Üniversitesi kolejine devam etti. Babasının tıpla ilgilenmesini istemesine karşın, o matematiği seviyordu. Fakat okulun matematik bölümü mevcut değildi. Bu yüzden onun yerine fizik öğrenimi görmeye başladı. Üç yıl sonra doğa bilimlerinde birinci sınıf onur madalyasıyla ödüllendirildi.

Hawking daha sonra kozmoloji (evrenbilim) üzerine çalışmak üzere Cambridge’e gitti. O zamanlar Oxford’da evren bilimi üzerine çalışma yoktu. Cambridge’de danışman olarak Fred Hoyle’u istemesine karşın Dennis Sciamaatanmıştı. Doktorasını aldıktan sonra ilk önce araştırma asistanı, daha sonra Gonville and Caius College’de profesör asistanı oldu.

1973’de Gökbilim Enstitüsünden ayrıldıktan sonra Stephen Hawking, Uygulamalı matematik ve Kuramsal fizik bölümüne geçti. 1979’dan sonra matematik bölümünde Lucasian matematik profesörü oldu. Bu profesörlük 1663 yılında üniversite parlamento üyesi olan Henry Lucas tarafından kurulmuştu. İlk olarak Isaac Barrow sonra 1669’da Isaac Newton’a verilmişti. Hawking, evrenin temel prensipleri üzerine çalıştı. Roger Penrose ile birlikte Einstein’ın Uzay ve Zamanı kapsayan Genel Görelilik Kuramının, Big Bang’le başlayıp karadeliklerle sonlandığını gösterdi. Bu sonuç Kuantum mekaniği ile Genel Görelilik Kuramı’nın birleştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyordu. Bu yirminci yüzyılın ikinci yarısının en büyük buluşlarından biriydi.

Bu birleşmenin bir sonucu da kara deliklerin aslında tamamen kara olmadığını, fakat radyasyon yayıp buharlaştıklarını ve görünmez olduklarını ortaya koyuyordu. Diğer bir sonuç da evrenin bir sonu ve sınırı olduğuydu. Bu da evrenin başlangıcının tamamen bilimsel kurallar çerçevesinde meydana geldiği anlamına geliyordu.

ALS HASTALIĞINA YAKALANDI

Stephen Hawking 1960’ların başında 21 yaşındayken tedavisi olmayan Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığına yakalandı. Motor nöronların zamanla yüzde seksenini öldürerek sinir sistemini felç eden; ancak beynin zihinsel faaliyetlerine dokunmayan bu hastalık, Hawking’i tekerlekli sandalyede yaşamaya mahkûm etti. Ünlü bilim insanı, 1985 yılından bu yana sesini de yitirmiş olduğu için, koltuğuna yerleştirilmiş, yazıları sese dönüştürebilen bilgisayarı sayesinde insanlarla iletişim kurabiliyordu.

Hawking 2009’da ABD’nin en yüksek sivil nişanı olan ‘Özgürlük Madalyası’yla onurlandırıldı.

Ünlü fizikçi en son 25 Kasım tarihinde Vatikan’da “Evrenin Kaynağı” başlıklı bir konferans vermiş ve Papa Francis ile görüşmüştü. 1942 yılında İngiltere’nin Oxford kentinde doğan Steven Hawking, kuantum fiziği ve kara delikler üzerine yaptığı çok kapsamlı çalışmalarla tanınıyordu.

Hawking ve Nelson Mandela 2008’de Güney Afrika’da buluşmuştu.

Hawking’in doktora tezi 2 milyondan fazla okunmuş, bilimsel araştırmaları 40’ın üzerinde dünya diline çevrilmiştir.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here